Page 61 - HOTEL Dergisi 100.Sayı | Ağustos 2015
P. 61








“FRANSA HÜKÜMETİ’NDEN
k TURİZM VE OTELCİLİK ÜZERİNE
BURS KAZANDIM”
Kıvrak zekası ve azmi ile çocuk yaştan Çalıştğım otelde az para verdikleri için
babam bakt yabancı dil var, çalışma
itibaren çalışma hayatının içinde olan isteği de var, ‘O parayı bende veririm’
diyerek beni yanına aldı. Bu arada okul
bir isim Timur Bayındır. 12 Yıl yatılı taksitlerime kadar kendi masrafmı çı-
okuyarak kendisine hep bir beden büyük karabiliyordum. Babam keyife beni iz-
liyordu. Çünkü oğlu, hem kendi işlerini
giysileri ile hayattan her daim keyif yürütüyor, hem de işçi gibi çalışıyordu.
almasını bilmiş, ilk öğrenciliğinde dahi Ben liseyi bitrip üniversiteye başlarken
Harem Otel’in inşaat bitmek üzereydi.
şeker satıp, lise yıllarında tavuk çiftliği İnşaatnda dahi çalıştm. Açılışı yaptk
ama bu sefer nereden müşteri bulacağız
kuracak kadar kendine güvenmiş o diye düşünmeye başladık. O zamanlar iki

yıllarda da. Çalışmayı sevdiği kadar, yaka arasında geçiş yapmak çok zor, köp-
rü yok vapurlar seyrek, günlerce bekliyo-
eğlenmeyi de seviyor. Staj için gittiği ruz derken yurt dışına müşteri aramaya
çıktk. 1965 yılında Danimarka’dan grup
Fransa’dan patronunun kızı ile evlenerek turistler getren bir frma bulduk. Pro-
testan bir Papaz’ın kurduğu bir frma ve
dönüyor. Ve ardından macera dolu bir Türkiye’yi çok enteresan buluyorlar. Bize
askerlik… Öğrenciliği, askerliği ve tüm her hafa bir Caravel (110 kişilik yolcu
uçağı) müşteri getrmeye başladılar. Bu
mesleki kariyeri boyunca tırnakları ile defa daha fazla müşteri getrmek için

kazıdığı hayatında saygınlığının önüne üç katlı bahçesi olan otelimize havuz
yapmamızı istediler. Biz de hemen işe
hiçbir şeyi geçirmedi… TUROB’un koyulup havuzu yapıp bitrdik ve kara-
velle gelen müşteri sayısı art. Otelde
emektar Başkanı, Timur Bayındır… işler rayında ilerlerken girdiğim bir sınav
Hayat hikayesi, ailesi, bilinmeyen yönleri sonucu Fransa Hükümet’nden turizm
ve otelcilik üzerine bir burs kazandım
ve anıları ile birlikte Hotel Dergisi’nin ve Fransa’ya gitm… İlk olarak staj için
Paris’e gidip yirmi gün orada kaldım.
Kral Dairesi’nde… Daha sonra Vichy’de bir otelde eğitme
başladım, burs süresince Paris, Nice,
k Cannes, Lyon ve Dijon gibi şehirlerde ça-
lışmaya devam etm. Bütün otelcilik ve
turizm derslerini orada gördüm.

Turizme girişiniz nasıl oldu? de zoruma git. Serde delikanlılık var “TAVLA ÖĞRENMEK İSTEDİ,
Benim babam sert bir babaydı ve di- nihayetnde. Ne yaparım diye düşünür- BENDE ÖĞRETTİM. TAVLA İLE
siplinli bir hayatmız vardı. Galatasaray ken iyi derecede Fransızca biraz da İn- TAVLAMIŞ OLDUM…”
Lisesi’nde okuyordum. Ne kadar devlet gilizce bildiğim için küçük bir otelde ön Çalıştğım otelde eğitm sonrası akşam-
okulu olsa da üç ayda bir belli aidatları büro elemanı olarak işe girdim. Kendi ları otelin barında eğleniyorduk. Arka-
vardı. Memur bir aile için bu aidatlar dü- ayaklarımın üstünde durabildiğimi bil- daşlarla boş vakitlerimizde sık sık tavla
şük rakamlar değildi. O seneki üç ders- mek beni güçlendirmişt, o zamanlar oynardık. Türkiye’den kalan en güzel
ten ikmale kaldım ve babam bu duruma mesai saatleri ağır, şimdiki gibi değil. Sa- eğlencelerimizden biriydi tavla… Sonra
çok kızdı. İhmalkarlığa ve tembelliğe ta- bah sekiz akşam dokuz çalışarak turizm Mari Françoise ile tanıştm. Mari, çok gü-
hammülü yoktu. Çalışan insana da hep hayatna başladım. O günden beri yap- zel, alımlı, havalı ama bir o kadar da naif
kıymet vermiştr. ‘Madem öyle kendi tğım bütün işlerimde azimli ve sebatkar bir genç kızdı… Fark etmemek mümkün
harçlığını kendin çıkar’ deyince benim oldum. değildi… Hoş, hala öyledir kendisi…



61
   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66